Sosyal medya paylaşımlarınız çocuğunuza zarar verebilir!

Çocuklarımız üzerinde haklarımız olduğundan daha çok sorumluluklarımız olduğunu unutmamakta yarar var.Yeni medya dediğimiz oluşum kendi içinde ünlüler yaratmaya devam ediyor. Bir gün bir blogger diğer gün bir vlogger ünleniyor. Sosyal medyada, hiç tanımadığımız birinin çocuğunun anne karnındaki halinden, doğum anına, oradan 5. yaş günü partisine kadar uzanan hayat hikâyesini an ve an izleyebiliyoruz. Hatta bazı çocukların kendilerine ait You tube kanallarından görüntülü yayın yapıyorlar.

Sosyal medyadayı kullanırken çocuklarımızı da düşünelim prof-dr-bengi-semerci
Prof.Dr.Bengi Semerci Çocuk-Ergen ve Yetişkin Psikiyatristi – Bengi Semerci Enstitüsü

Ancak yapılan tüm bu yayınların bazı sakıncaları da var. Bu sakıncaları bilmek paylaşımları daha kontrollü yapmamızı sağlayacaktır. Bu sebeple, uzman görüşüne başvurduğum Bengi Semerci Enstitüsü Çocuk-Genç ve Erişkin Psikiyatristi, Prof. Dr.Bengi Semerci sosyal medya, ünlü olmak ve dijital olgunluk konularında önemli bilgiler verdi.

Çocukların fotoğraflarının sosyal medyada yayınlanıyor olması çocukların psikolojisini nasıl etkiler?

 

Anneler çocuklarına ilişkin ayrıntıları başkaları ile paylaşmayı her zaman çok severler. Daha önceleri bazı köşe yazma şansı olan anneler çocuklarına ilişkin ayrıntıları anlatarak daha geniş kitlelere ulaşmaya başladı, sonra bloglar çıktı, sosyal medya ile birlikte hem yaygınlık arttı hem de görsellik eklendi.

Daha çok kişiye ulaşma ya da daha az kişiye ulaşma çok fark etmeden kendilerine ilişkin ayrıntıların başkaları ile aşırı paylaşımı büyüdükçe birçok çocuğu rahatsız eder. Özellikle ergenliğe doğru, küçükken komik gelen şeyler, utandırıcı olmaya başlar ve bunları paylaşan ebeveynlerine öfke duyarlar.

Diğer bir grup çocuk içinse bu durum, aynı küçük yaşta oyuncu, şarkıcı vs olan çocuklarda olduğu gibi bütün ilgiyi toplama, sevilme aracının yolu olarak görülüp diğer yönlerinin gelişimini engelleyebilir. Bu ilgi çocuk büyüdükçe aynı şekilde sürmeyecektir. İlgiyi sürdürmek için uğraşların getireceği sorunlar, ilgi kaybının getireceği çökkünlükler ve nice beklenmedik sorun sıralanabilir.

Çocukların yaşlarına uygun olmayan kıyafetlerle, makyajlı ya da sağlıklı olmayan kişilerin kullanımına müsait fotoğraflarının kontrolsüz bir şekilde sosyal medyada yayınlanmasının çocuk istismarcılarına kolaylık sağlayıcı olduğunu söylemek için sanırım uzman olmaya gerek yok.

Bir iki haber okumak, bir iki film seyretmek bile çocuğunuzu korumak için yapmanız gerekenler konusunda bilgi verebiliyor.

Kendi çocuklarımız üzerinde haklarımız olduğundan daha çok sorumluluklarımız olduğunu unutmamakta yarar var sanırım.

Emek harcamadan, hak etmediği üne kavuşan çocuklar ileride ne gibi sorunlar yaşayabilir?

 

Kendi yaşadığınız çevrede yaptıklarınızla ya da bir meziyetinizle tanınmak önemlidir. Niçin bu kavramların önemi var? Bunları bilmemiz gerekiyor ki çocuklarımızı nereye sürüklediğimizi bilebilelim. Daha bebekken çocuklarını gösteri dünyasında yer alması için fotoğraflayan, çekimlerini internete koyan, reklamlarda oynatmaya çalışan aile sayısı gittikçe artıyor. Bu onlara ruhsal ve bedensel birçok sorun olarak dönebilir. Ama en önemlisi tanınmak ve “ünlü” olmak için emek sarf etmek, okumak, çalışmak, yaptıkları ve yarattıkları ile gündemde olmak gerekliliğini öğrenmeden, kolayca sonuca ulaşmayı öğrenebilirler. Donanımsız kazanılan ün çabuk kaybedildiğinde, ellerinde bir şeyleri kalmaz. Aynı zamanda uğrayacakları yıkımı düzeltmek kolay olmayabilir. Onları “ünlü” yapmaya çalışırken, ünün sadece olumlu sonuçlarını değil, olumsuz olanlarını da düşünmek gerekir. Yaptığı işte başarılı ise kendini tanıtacaktır.

Tanınmış olmak ve ünlü olmak farklı kavramlardır.

 

Tek bir yönünü değil, çok yönünü beslemek gerekir ki birini kaybederse kendini yok olmuş hissetmesin. Ayrıca küçük yaşta öğrenmeli ki; Önemli olan bir insanı kaç kişinin tanıdığı değil, nasıl ve hangi nedenle tanıdığıdır. Çocuklarımıza kendi sınırlarını ve başkalarının sınırlarını korumayı öğretmemiz gerekiyor. Ve onları “ünlü” yapmaya çalışırken, ünün sadece olumlu sonuçlarını değil, olumsuz olanlarını da düşünelim. Yaptığı işte başarılı ise kendini tanıtacaktır. Kaç kişinin tanıdığı değil, nasıl tanındığı önemli olmalıdır. Onlara bu değerleri aktarmak için, büyüklerin de yeniden hatırlaması ve uygulaması gerektiğini unutmayın.

Çocuk ne zaman dijital iletişim yollarını aktif olarak kullanabilme olgunluğuna ulaşır?

Digital olgunluk, gelişime bağlıdır. Gelişim ve takvim yaşı farklı şeyler ifade eder. Ama özellikle 15 yaş öncesi mutlaka denetim gerekir. Tüm sosyal medya alanlarında 18 yaş sınırı var. Bu sınır belli nedenlerle ama en çok çocukları korumak için konulmuş bir sınır. Neyi paylaşacak, ne kadar paylaşacak, kimlerle paylaşacak? Tüm bunlar 15 yaş öncesi denetim sürecinde ebeveyn tarafından verilecek bir eğitimdir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here