Çocuğunuzdaki kabızlık psikolojik mi?

1506

 

Dr.Emel Bellibaş Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı

Çocuklarda kabızlık ve tuvalet alışkanlığı problemlerini sıkça duyarız. Bunların bir kısmının da çevresel faktörlere dayanan psikolojik nedenlerden kaynaklandığını ve bu durumda neler yapılması gerektiğini ise Acıbadem Kadıköy Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Emel Bellibaş Kids&Gourmet Dergisi okurları için anlattı.

Kabızlık ya da genel olarak dışkılamama sorunu yaşayan çocukların aileleri hangi aşamada size başvurmalı?

Çocuklarında dışkılama zorluğu bulunduğunu (ağrılı ya da zor dışkılama), günler boyunca düzenli bir dışkılama alışkanlığının olmadığını izleyen aileler bu sorunun araştırılması gerektiğini bilmelidir. Öncelikle kabızlık sorunu yaşayan çocuk, bu soruna neden olabilecek fiziksel rahatsızlıklar açısından Çocuk Hastalıkları Uzmanı ya da Çocuk Cerrahisi Uzmanı tarafından muayene edilmeli, gerekli tetkikleri yapılarak değerlendirilmelidir. Bu değerlendirmelerin sonucunda çocuğun ruhsal destek alması gerektiği belirlenirse Çocuk Psikiyatrisi Uzmanı ruhsal muayeneyi gerçekleştirir ve uygun önerilerde bulunur.

Çocuklarda psikolojik kabızlık durumunun en sık görülen sebepleri neler?

Okul öncesi dönemde, çocuğun dışkılaması, onun için vücudundan bir parça kopması, onu yitirmek, şeklinde algılanır. Bu aynı zamanda korkutucu ve üzücü bir hal alabilir. Klozet büyük, içine düşülebilir, tehlikeli bir yer olarak algılanabilir. Bize gereksiz korkular gibi gelse de, çocuğun yaşadığı, sıklıkla gerçek bir paniktir ve dışkılamayı zorlaştırır. Dışkılama sıklığında değişiklikler, kabızlık görülebilir. Bu, sorun olarak algılanmaması gereken, doğal bir süreçtir. Çocuğun büyümesi, ruhsal olgunluk kazanmasıyla sona ermesi beklenir.

Çocuklardaki dışkılama sorununun en sık nedeni, çevresel etkenlerdir.

Çocukların yetiştirilmesi sırasında tuvalet eğitiminde yapılan hatalar: Çok erken, henüz çocuk hazır değilken verilmeye çalışılan tuvalet eğitimi, bu konuda bakım veren kişilerin ya da ebeveynlerin sergilediği ısrarcı tutumlar, aşırı titiz, temiz ebeveyn modeli, sık cezalandıran, otoriter, gergin erişkinlerin çocukla yakın temas halinde olması,

Çocuğun beslenme içeriği ve özellikleri: Lifli gıdaların az tüketildiği diyetler, hazır ve katkı maddelerinden zengin öğünler, aşırı süt tüketimi, çocuğun yaşı uygun olmasına karşın sert ya da pütürlü gıdaların tüketilmeyip her türlü yiyeceğin blenderdan geçirilerek çocuğa sunulduğu yeme şekilleri ile barsak hareketliliğinin düzensiz hale getirilmesi, tembelleştirilmesi, 

Çocuğa hareketsiz bir yaşam tarzının dayatılması: Evden çıkarılmayan, okula gönderilmesi geciken, evde bebek gibi büyütülen çocukların çoğunda özdenetim duygusunun yeterince gelişmemesi, fizyolojik olarak da yine barsak hareketlerinin düzeninin bozulması, sonucunda kabızlık sık görülen bir sorundur.

Psikolojik sorun olarak algılanmamakla birlikte, zor bir gelişimsel dönem şeklinde tanımlayabileceğimiz “Anal Dönem”, 2-4 yaş arası çocukların inatçılık gösterdikleri, gergin oldukları bir yaş dönemidir. Bu dönemde çocuk, kendini özerk, bağımsız bir birey gibi algılamaya başlar.

Ebeveynlerin hassasiyet gösterdikleri tuvalet eğitiminin çocuk tarafından kendince bir tür reddedilmesi, dışkılama alışkanlığında sorunlarla kendini gösterebilir. Bu sorunlar, çocuğun dışkılama ihtiyacını ertelemesi, uygun olmayan yerlere dışkılaması şeklinde izlenmektedir.

Bu etkenler dışında, çocuklarda da görülebilen ruhsal hastalıklar olan, obsesif kompülsif bozukluk ve diğer kaygı bozuklukları, depresif bozukluğun klinik seyrinde yine dışkılamada sorunlar izlenmektedir.

İlk tuvalet eğitimi sırasında ebeveynin davranışı çocuğu nasıl etkiliyor?

Tuvalet eğitimine aceleyle, sabırsızlıkla başlayan bir ebeveynin başarılı, sağlıklı bir sonuca ulaşabilmesi çok olanaklı görünmüyor. Çocuğun hazır olduğu zamanı, ufak tefek tekliflerle kontrol eden, dışkılama ihtiyacının geldiğini hissettiğinde çocuğa sert olmayan önerilerle ifade edip, ödüllendirerek destekleyen ebeveyn, çocuğa bir inatlaşma olanağı yaratmadığından, sağlıklı ve zevkli bir tuvalet eğitimi gerçekleştirebiliyor.

Gergin, sabırsız, cezalandırıcı ya da çocuğun dışkılama sorununu, “onun beceriksizliği” şeklinde tanımlayan sözel ve sözel olmayan davranış biçimleri, çocuğun hem tuvalet eğitimini geciktirir hem de ileri yıllarda çeşitli ruhsal rahatsızlıkların, başta ebeveyni ile olmak üzere birçok ilişki sorunları yaşamasına zemin hazırlayabilir.

İleride olası sıkıntılara yol açmaması için ilk tuvalet eğitiminde ebeveyn nasıl davranmalı?

Çocuk sıklıkla tuvalet eğitimine hazır olduğunu ifade eder. “Çişim geldi”, “kakamı temizleyelim”, gibi sözler, çocuğun sinirsel uyarımlar açısından tuvalet eğitimine başlanabileceği anlamını taşır. İdrar ve dışkı kontrolünü sağlayan sinirsel uyarıların gelişmesi beklenmeden çocuğa tuvalet eğitiminin dayatılması bu nedenle, gereksiz ve yararsız bir uygulamadır. Bunun tersine, çocuk idrar yapma ve dışkılama ihtiyacını söylemesine karşın temizlik ya da bazen konfor (gece uykularında bölünme gibi) kaygılarla ebeveynlerin çocuğu bezlemeye devam ettiği de izlenmektedir.

En uygun zamanı, ebeveynler, kendi ihtiyaçları değil, çocuğun duygusal ve fiziksel hazırlığını gözeterek belirleyecektir. Uygun davranış biçimini benimseyen çocuğa aşırı olumlu tepki vermek, fazlaca ödüllendirmek de yersizdir. Doğal olanı yaptığı, artık büyüdüğü, çok daha güzel işleri artık becerebileceği (okula gitmek, güzel boyamalar ya da kek yapmak gibi) şeklinde sözel ödüllendirmeler sıklıkla daha yararlı olacaktır. Bu şekilde çocuk, ebeveynine karşı dışkı tutma, uygunsuz yere bırakma gibi “ceza” davranışları geliştirmez.

Psikolojik kabızlık sorununun tedavi süreci nasıl bir süreç biraz söz eder misiniz?

Sıklıkla multidisipliner bir tedavi anlayışı benimsemekteyiz. Çocuk gastroenterooji uzmanı, Çocuk Cerrahisi Uzmanı ve Çocuk Psikiyatrisi Uzmanı tarafından izleme başlanmalı, gerektiği zaman bu uzman doktorlar tarafından ilaç tedavisi ve yaşam önerileri ile çocuk ve aile desteklenmelidir.

Uygun eğitimi almış psikologlar tarafından planlanan oyun terapisi süreçleri de tedavide büyük yarar sağlamaktadır.

Sosyal sebeplere bağlı olarak psikolojik kabızlık çeken çocuğa genel olarak evde yaklaşım nasıl olmalı?

Ev, çocuk için her zaman destekleyici ve rahatlatıcı olmalıdır. Uygun sorumluluk alanları ile günlük yaşantının devamının desteklenmesi, dışkılama konusundaki öneri ya da fikirlerin (olumlu ya da olumsuz) sık sık gündeme getirilmemesi yaralıdır. Ebeveynlerin kendi tuvalet alışkanlıklarının zaman zaman konuşulması, çocuğun onlara eşlik edip lazımlık kullanımının sağlanması, tuvaletin, kitap ya da oyuncaklarla sevimli, zaman geçirilebilir bir ortam haline getirilmesi de ayrıca rahatlatıcıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here