Çocuklarda çalma eylemi kleptomani hastalığının işareti mi?

Çocuklarda çalma eylemi kleptomani hastalığının işareti mi

Çalma, kişinin kendisine ait olamayan bir eşyayı izinsiz olarak alması eylemi olarak tanımlanabilir. Ancak çocukluk çağında görülen bu tür davranışlar hırsızlık olarak değil çocuğun gelişim sürecinin bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Çocukların belli bir yaşa kadar da mülkiyet duyguları tam olarak gelişmediği için bu davranışı hırsızlık olarak tanımlamak yanlış olur.

Çalma eylemi sıklıkla 2-8 yaş arası dönemde görülüyor

Hiçbir çocuk mülkiyet kavramı bilinciyle doğmaz. Çocuk henüz paylaşma konusunda olgunlaşmadığı için her şeyi kendisinin zanneder, izin alması gerektiğinin bilincinde değildir. Mesela anaokuluna giden bir çocuk okulda beğendiği bir oyuncağı öğretmeninden izin alma ihtiyacı duymadan evine götürebilir.

Çocuklarda mülkiyet duygusu 3-4 yaşına geldiğinde gelişir. Artık başkasına ait olan bir şeyi izin istemeden almaması gerektiğini bilir. Ancak bu seferde sahip olma isteğine karşı koyamaz. Suçluluk duygusu hissetmesine rağmen okulda arkadaşına ait bir silgi ya da renkli bir kalemi alıp eve getirebilir. Böyle bir durumla karşılaşan anne- baba genellikle korku ve paniğe kapılır. Bunu nereden aldın sorusuna çocuğun verdiği cevap ise genellikle arkadaşımdan ödünç aldım ya da yolda buldum gibi ifadelerdir.
Ebeveynlerin bilmesi gereken belli bir yaşa kadar bunun bir davranış bozukluğu ya da çalma eylemi olmadığıdır. Küçük yaşlardaki çocuklar “senin”, “onun” gibi aitlik kavramlarını ayırt edemediği için beğendiği her şeyi kendininmiş gibi algılar.

Çocuklarda çalma alışkanlığının nedenleri

Çalma davranışın altında yatan temel neden sevgi ve ilgi eksikliğidir. Anne babası tarafından yeterince sevilmediğini, onları yitirdiğini düşünen çocuklar genellikle mutsuzdurlar. Çocuğun çok sevdiği birinin kaybetmesi gibi travmatik durumların da çalma davranışa yol açtığı gözlemlenmiştir.

Sevgi deposu yeterince dolu olmayan çocuk başkalarına ait eşyaları çalarak bu açlığını doyurmaya çalışır. Bu arzusu sevdikleri tarafından dışlanmış, şiddet ya da duygusal istismara maruz kalmış çocuklarda da yaygın olarak görülen bir davranıştır. Anne babanın aşırı disiplinli olması, çocuğunu başarısızlıklarını onun akranlarıyla kıyaslaması ve bunu yaparken suçlayıcı bir tavır takınması yine bu davranışın oluşmasına zemin hazırlar. Çocuğun dünyasında çaldığı para ya da eşya aslında kendisinden esirgenen sevgi ve ilgiyi sembolize etmektedir.

Çalma alışkanlığı karşısında anne babaların tutumu ne olmalı?

– Anne baba böyle bir durumla karşılaştığında çocukla doğru bir iletişim kurması gerekir. Çocuğa asla yargılayıcı ve suçlayıcı bir tutum ile yaklaşılmamalı.

-Yapılması gereken çocuğun mülkiyet kavramını geliştirmektir. Çocuğun kendine ait odası ve oyuncaklarının olması bu sürece yardımcı olur. Bu kavram öğretilirken ev içerisinde “bu senin”, “bu benim”, “bu kardeşinin” gibi aitlik bildiren cümleler kurulmalıdır.

-Anne babanın bilmesi gereken, çocuk kaç yaşında olursa olsun onun da bir birey olduğu gerçeğidir. Bu nedenle ona ait bir eşyayı alırken mutlaka izin istemeli, başkalarının eşyalarını alırken de onlardan izin alması gerektiği öğretilmelidir. Aile bireylerinin kendi aralarındaki iletişimde çocuğa doğru rol model olmak için böyle davranmaları gerekir.

-Başkalarına ait eşyaları habersiz ve izinsiz almanın yanlış bir davranış olduğunu, o kişinin eşyasını bulamayınca üzülebileceğini, suçlayıcı ve utandırıcı bir dil kullanmadan anlatmalı ve o eşyayı geri vermesini sağlamalıyız.

-Çocuğun temel gereksinimlerini karşılayacak miktarda harçlık verilmelidir. Ailenin maddi durumu ne olursa olsun her istediği alınan ya da yapılan çocuk doyumsuz ve şımarık olur. Bu da çocuğun gelişimine ciddi derecede zarar verir.

-Eğer çocukta bu konuda bir eğilim olduğunu düşünülüyorsa etrafta çanta, cüzdan ya da bozuk para bırakılmamalıdır.

– Çalma davranışı karşısında aşağılayıcı, küçük düşürücü bir dil kullanmak gerekir. Asla fiziksel şiddete başvurulmamalıdır. Yaptığının doğru bir şey olmadığı sakin bir dille anlatılmalıdır.

-En önemlisi ise çocuğunuzla kaliteli zaman geçirin, onu sevdiğinizin ifade edin, bunu eylemlerinizle destekleyin. Çünkü pek çok problem sevgiyle aşılır.

-Bu davranış uzun süre devam eder ve süreklilik kazanırsa profesyonel yardım alınmalıdır.

 

Uzm. Dr. Mehmet Yavuz

Reem Nöropsikiyatri Merkezi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here