Geleceğin teknolojisini iyi okuyanlar kazanacak!

Geleceğin teknolojisini iyi okuyanlar kazanacak!

Eğitim sistemi hakkında hemen hemen herkesin ayrı fikiri var. Globalde de bu konuda net bir tavır yok. Diğer ülkeler de aşağı yukarı bizim gibi. Yeni neslin ihtiyaçlarını çok iyi karşılayan, globale uygulanabilecek bir eğitim modeli henüz dünyada da oluşturulmadı.

Ancak ilköğretimin ardından bazı ülkelerdeki imkânlar, özellikle teknoloji ve bilim alanında gençlerin önünü açıyor. Bu durum diğer ülkeler ile açık ara fark yaratmalarını sağlıyor. Konu sadece imkânlar da değil. Ebeveyn ve eğitimcilerin bilinçli olması, dünyayı ve gelişmeleri yakından takip etmesi, çocuğu iyi tanıması ve doğru yönlendirmesi de çok önemli.

Geleceğin teknolojisini iyi okuyanlar kazanacak!

Günümüzde artık “Benim çocuğum ne olursa olsun ama mutlu olsun” diyerek çocuğu, kendi haline bırakma lüksüne sahip değiliz. O eskidendi. Hoş onu da zamanında yapamadık ayrı. Artık global dünyanın ekonomik şartları, daralan pazarlar, pek çok vasıf gerektirmeyen işin robotlar tarafından yapıldığı düşünüldüğünde geleceği şimdiden öngörebilmek gerekiyor.

X,Y,Z gibi isimler takılan yeni nesil çocukların ihtiyaçlarını anlayamıyoruz. Çünkü yaşadığımız çağın getirilerini bizler henüz tam anlamıyla çözemedik. Onlar teknoloji çağında dünyaya geldiler. İhtiyaçları ve ilgi alanları bizden farklı. Ebeveyler olarak kafamızı kumdan çıkarıp dünyaya bir bakmamız gerekiyor.  BİT (Bilgi ve İletişim Teknolojileri), eğitim ve öğretimin niteliğini arttırıyor. Teknolojik gelişmeler ışığında yapılan eğitim, öğrenci merkezli ezbere dayanmayan eğitimin temelini oluşturuyor. Ancak burada konu şu BIT’i doğru kullanmayı bilmek gerekiyor. Bu şuna benziyor, araba kullanmayı iyi biliyorsanız güçlü motoru olan bir araba ile yarış kazanabilirsiniz ama ehliyetiniz yok ise arabanın ne kadar iyi olduğu anlamını yitirecektir. Burada aile ve eğitimci kilit rol oynuyor. Ortaokullarda bilişim dersleri var. Üniversitede de bu dersin ileri eğitimi her meslek grubuna verilmeli. Global anlamda marka ve patent sayımızın artması için çalışmalıyız.

ABD’de bilişim teknoloji alanında yapılan yayın sayısı 926.597, Çin 768.041, Almanya 254939, Türkiye 36.561.  Sıralamada durumumuz çok kötü değil ama daha iyi olmalı. Özellikle bu yayınların H indexine baktığımızda ABD 807, Çin 290, Almanya 342, Türkiye 148 olduğunu görüyoruz.

Sosyal sorumluluğun içeriği değişmeli

Markalar eğer sosyal sorumluluk projelerini biraz daha bilim ve teknoloji eğitimine yönelik yapmalılar. Bizim bugün okuma yazma bilmeden çalışmamız nasıl mümkün değil ise yarının mimarı, avukatı, doktoru, öğretmeni de teknoloji kullanmadan çalışamayacak. Artık bir öğretmenin “Ben öğretmenin, teknolojiyi takip etmem gerekmiyor, AR, VR, AI benim ne işime yarayacak” deme lüksü yok. Bu iş bir defa öğrenmek ile de bitmiyor çünkü bugün yaptığınız dijital bir projenin 6 ay sonra teknolojisi eskiyor. Hızlı değişimi de takip etmek gerekiyor. Herkes teknolojiyi nasıl kullanacağını az veya çok bilmek durumunda. Gelecekte kullanacağımız teknolojinin de sadece yabancı menşeili olmamasını diliyorum.

Geleceğin teknolojisini iyi okuyanlar kazanacak gibi görünüyor.

Serap Torun

Gazeteci – Yayıncı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here