Yeni doğan sarılığı nedir ve ne zaman tehlikelidir?

 

Sarılık nedir?

Kandaki bilirubinin depolanmasına bağlı cilt renginin sarı olmasına sarılık denir. Sarılığın derecesini gözle değerlendirmek zordur. Sarılığın düzeyi kesin olarak serumdaki bilirubin konsantrasyonu ile değerlendirilir.

 

Bilirubin nedir?

Bilirubinin büyük bir kısmı yaşlı alyuvarların yıkılması sonucu oluşur. İndirekt bilirubin olarak adlandırılan bu ürün albumin ile bağlanarak karaciğere kan yolu ile taşınır. Direkt bilirubin olarak adlandırılan bu ürün daha sonra safraya buradan da gaita ile vücuttan atılır. Bilirubinin serumdaki konsantrasyonu 5 mg/dl’den fazla olursa sarı renk ciltte görünür hale gelir.

 

Neden bebeklerin çoğu yenidoğan döneminde sarılık geçirir?

 

Miadında doğmuş bebeklerin % 60’ında, erken doğmuş bebeklerin % 80’inde ilk bir hafta içinde değişik derecelerde sarılık gelişir. Bu, araştırma gerektirmeyen Fizyolojik Sarılık denilen normal bir olaydır. Doğumdan sonra karaciğerdeki enzim sisteminin yavaş çalışması bunun en önemli nedenidir. Yenidoğan bebekler genellikle ikinci veya üçüncü gün sararırlar. Birkaç gün sonra karaciğerdeki enzim sisteminin hızı giderek artar ve sarılık doğumdan sonraki iki hafta içinde kaybolur. Erken beslenme bilirubin düzeylerini azaltır. Anne sütü ile beslenme yenidoğan sarılığının süresini uzatır. Fizyolojik sarılıkta bilirubin düzeyleri genellikle miadında doğmuş bebekte 12.9 mg/dl’yi, erken doğmuş bebekte 15 mg/dl’yi geçmez.

 

Sarılık ne zaman tehlikelidir?

Sarılık, alyuvarların  aşırı yıkımı sonucu artmış bilirubin üretimi olduğunda  ve  kandaki bilirubin konsantrasyonları çok yüksek düzeylere ulaştığında  tehlikeli olur. Patolojik sarılık olarak adlandırılan bu durumun en önemli nedeni kan grup uyuşmazlığıdır.

Aşırı bilirubin üretiminin sebepleri nelerdir?

 

Yenidoğanın kan grubu uyuşmazlığına bağlı durumlar (ABO veya Rh uyuşmazlığı)

ABO uyuşmazlığında annenin kan grubu O ve bebek kan grubu A veya B’dir. Rh uyuşmazlığı ise anne Rh negatif iken bebek Rh pozitiftir. Anne Rh negatif, baba Rh pozitif ve birinci gebelikteki bebek Rh pozitif  ise bu anneye doğumdan sonraki ilk 72 saatte mutlaka bir sonraki gebelikteki bebeği korumak için uygun tedavi (insan anti-D globulin “RhoGAM”) yapılmalıdır. Bu yapılmazsa ikinci gebelikteki bebek risk altına girecektir. Gebeliğin 28.-32. haftaları arasında yapılacak bir doz RhoGAM’ın ardından doğumdan hemen sonra yapılacak ikinci doz RhoGAM’ın tek dozdan daha etkili olduğu bildirilmiştir.

Bu nedenle, ilk gebelikte doğum öncesi anne kan grubuna bakılmalı, anne Rh negatif  ise baba kan grubu değerlendirilmelidir.

Bu bebeklerde yeni doğanın karaciğeri artmış bilirubin yükü ile baş edemeyeceğinden sarılık doğumdan sonra hızla gelişir. Bu bebeklerde sarılık genellikle ilk günde belirgin hale gelir. Bu bebekler evine gönderilmiş ise hemen sarılığın tanı ve tedavisinin yapıldığı bir sağlık merkezine götürülmelidir.

Daha nadir görülen nedenler alyuvarların enzim sitemindeki bozukluklar, bebekte ciddi enfeksiyon durumu ve doğumda bebeğin başında meydana gelen doğum kanalından geçerken oluşan şişliklere bağlı olabilir. 

 

Şiddetli sarılık neden tehlikelidir?

Bilirubinin kan düzeyi çok yükselirse beyine geçerek beyin hücrelerine zarar verir. Bilirubin Ensefalopatili (Kernikterus) denilen bu durumda bebeklerde zeka geriliği, sağırlık, konuşma bozuklukları, hareketlerde düzensizlik ve öğrenme güçlükleri gelişebilir.

Yeni doğan sarılığı her zaman özel dikkat gerektirir. Bu nedenle sarılığı fark edilen bir bebek geciktirilmeden doktora götürülmelidir. Çünkü yüksek bilirubin düzeyleri beyine toksiktir.

 

Bilirubin ensefalopatisi olan bir bebeği nasıl fark edersiniz?

 

  1. Bebek çok sarıdır
  2. Kandaki bilirubin düzeyi çok yüksektir
  3. Bebek başlangıçta uykuya meyilli, gevşek, ağlaması zayıf ve beslenmesi iyi değildir
  4. Daha sonra bebekte huzursuzluk, uyarıya aşırı cevap, tiz sesli ağlama olur. Başını geriye atıp yay gibi gerilme ve havale görülebilir.

 

Bilirubin ensefalopatisini nasıl önleriz?

  1. Bilirubin seviyeleri tehlikeli düzeylere yükselme riski olan bebekleri önceden belirleyerek
  2. İhtiyacı olan bebekleri fototerapi veya gerekiyorsa kan değişimi yapılabilen merkezlere acilen götürerek
  3. Risk altındaki tüm bebeklere bilirubinin tehlikeli düzeylere yükselmesini önlemek için erken ve etkili fototerapi uygulayarak
  4. Tehlikeli düzeydeki bilirubin düzeylerini kan değişimi ile hızla azaltarak.

 

Risk altındaki bebekleri nasıl fark ederiz?

  1. Yeni doğan döneminde ağır sarılık geçiren kardeşi olan bebekler
  2. Anne kan grubu “O” olan bebekler
  3. Anne kan grubu “Rh negatif” olan bebekler
  4. Erken doğan bebekler
  5. Ciddi enfeksiyonu olan bebekler
  6. Kafada şişlik (sefal hematom) oluşumuna neden olabilecek doğum travmasına maruz kalan bebekler

 

Sarılığın derecesini nasıl değerlendirirsiniz?

Ciltten ölçüm ile sarılık düzeylerini belirleyen aletler bulunmasına rağmen, sarılığın kesin değerlendirilmesi sadece laboratuvarda serum bilirubin konsantrasyonları ölçülerek yapılır. Bilirubin birikimi, baştan aşağı; merkezden çevreye (baştan el ve ayaklara) doğru ilerlediği için hekim gözle vücut alanlarına bakarak yaklaşık bilirubin düzeyini tahmin edebilir fakat bilirubinin yüksek düşünüldüğü durumlarda mutlaka test yapılmalıdır.

 

Doğru yaklaşıma nasıl karar verilir?

Hekim uygun yaklaşımı sarılığın derecesine göre belirler. Bunlar aşağıdaki üç yaklaşımdan biri olabilir:

  • İzlem ve takip
  • Fototerapi
  • Kan değişimi

Fototerapi (Işık tedavisi) nedir?

Fototerapi bilirubini ciltte, karaciğerde safra ile atılan,  suda çözünen izomerlerine dönüştürür. Etkili fototerapi bilirubin düzeylerini düşürür, kan değişimini önler ve bilirubin ensefalopatisini önler. Fototerapinin bebeğin vücut ısısı kontrol edildiği ve gözleri kapatıldığı sürece önemli bir zararlı etkisi yoktur.

 

Prof.Dr. Mehmet Satar

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Neonatoloji Bilim Dalı, Adana

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here